Nostalji

Metal Gear Solid V : The Phantom Pain’e Yeniden Bakış

 

Metal Gear Solid serisinin son oyunu MGS V’i herkes merakla bekliyordu. Kojima bu sefer karşımıza nasıl bir oyunla çıkacaktı? Bu zamana kadar senaryosu, sinematikleri ve oynanışı ile ön plana çıkan MGS serisinde ilk defa açık dünya bir oyun olacaktı. Birçok oyun yapımcısının açık dünya oyun yapıp içini birkaç tane etkinliğin aynısıyla doldurduğunu görürken bu bizi biraz da endişelendiriyordu.

Kojima ilk olarak 2014’te MGS V : Ground Zeros’u çıkararak bize nasıl bir oyun deneyimi sunacağını göstermek istedi. Bu oyun aynı zamanda MGS V’in hikayesine giriş niteliğindeydi. Zengin bir oynayış deneyimi ve gerçekçi grafikler oyuncuları heyecanlandırsa da kısa sürede biten bir oyunun tam bir oyun fiyatıyla satılması oyuncuları kızdırmıştı. Oyunun geliştirme süresinin gittikçe uzaması ve bu esnada Kojima’yla Konami arasında yaşanan sıkıntılar ise endişe vericiydi.

Beklenen an geldi ve Eylül 2015’te MGS V : The Phantom Pain geldi. Bu dönem yine açık dünya içeren GTA V PC’ye çıkmıştı ve Witcher 3, Fallout 4 gibi heyecanla beklenen birçok oyun çıkmıştı. Acaba rakiplerinden daha iyi bir iş çıkarabilmiş miydi?

Oyun Nasıldı?

MGS V açık dünya olmasıyla MGS serisinde bir ilkti. Açık dünya oyunlarında gizlilik için bölüm dizaynı oluşturabilen pek bir oyun yoktu. Buna rağmen Kojima oyunu açık dünyaya yedirmeyi başarmıştı. Bulunduğumuz bölgenin coğrafyasına, iklim koşullarına hakim olarak görevlerde daha etkin olabiliyorduk. Yine gittiğimiz yere ve göreve göre uygun ekipmanı seçmek önemliydi. Komuta merkezi olan helikopterimizden görev yerine iniyor ve görevi yapıp geri dönüyor veya yan görevleri yapmaya gidiyorduk ama keşfedilecek pek bir şey yoktu. Açık dünyada yaptığımız şeyler kalıcı olmuyordu. Örneğin bir karakolu düşmandan temizlediğimizde orası bizim olmuyordu, tekrar geldiğimizde yeni düşmanlarla karşılaşıyorduk. Bir karakolda fark edilip telsizle haber edildiğimizde çevredeki karakollarda düşmanları daha sağlam ekipmanlarla etrafı ararken bulabiliyorduk.

Oyun bir açık dünya gizlilik oyunuydu ve oynanış açısından oldukça zengindi. Düşmanları bayıltarak, öldürerek veya onlara hiç bulaşmadan işimizi halledebiliyorduk. Düşmanları gizlice sorguya çekip görevle ilgili istihbaratlara ulaşabiliyor, onları istersek fultonla uçurarak ekibimize katabiliyorduk. Düşmanlar bir kez bizim varlığımızdan şüphe ettikleri anda etrafta daha uyanık biçimde dolaşıyorlardı. Her görevin sonunda oyun bizim gizliliğimize ve ekstra görevleri yapıp yapmadığımıza göre bizi puanlandırıyordu.

Senaryoya gelince senaryoda çok sağlam potansiyel varken tahminimiz Kojima ve Konami arasındaki sıkıntılardan, projenin aceleye getirilmeye çalışılmasından dolayı tamamen değerlendirilememişti. Görevler şuradan böyle bir iş geldi koş, buradan böyle bir iş geldi koş şeklinde oluyor ve görevlerin sonunda bazen senaryoyla ilgili çok ufak olaylar oluyordu. Oynarken senaryoyu anlayabilmek oldukça zor oluyordu. Senaryo anlatımı ise ses kayıtları aracılığıyla yapılmaya çalışılmış ve pek çok oyuncu dinlemek istemeyeceğinden başarılı bir senaryo sunumu olmamış.

Yan görevler yapılması zorunlu yan görevler hariç senaryosuz ve basit birbirinin aynısı görevlerden oluşuyor. Buna rağmen yan görevleri yapmanın ekibin büyümesinde, ekipman ve kaynak eldesinde katkısı olmasıyla yan görevler yapılabilir kılınmış.

Oyunda kağıt üzerinde Diamond Dogs adlı ekibimizin “Mother Base”ini geliştirebiliyor, ekibe aldığımız üyelerle birimlerimize seviye atlatıp yeni ekipman geliştirmeleri ve görevlerde daha çok destek alabiliyorduk. Ekibimizi göreve yollayıp o görevlerden gelir, ekipman, araç, ekip üyesi elde edebiliyorduk.

Grafikler oldukça gerçekçi ve kaliteliydi. Buna rağmen döneminin oyunlarını zar zor kaldıran sistemlerde bile en yüksek ayarlarda kasmadan oynanabiliyordu. Kojima optimizasyon için oldukça yüksek yatırımlar yapmıştı ve başarılı bir oyun motoru FOX Engine ortaya çıkarmıştı. Sıkıntı ise MGS V TPP satışlarının bu gideri karşılamakta zorlanmasıydı.

Diğer Oyunlara Göre Başarılı mıydı?

Açık dünyasında farklı olaylarla karşılaşmadığımız ve keşfedilebilir pek bir şey olmadığı için döneminin açık dünya oyunları olan GTA V, Witcher 3 ve Fallout 4’ün gerisinde kalıyor.

Gizlilik oyunları içerisinde oynanış açısından en zengin ve en başarılı oyunlardan biri denebilir. Aynı dönemde olmasa da Hitman oyunları, Deus Ex Mankind Divided gibi gizlilik oyunlarıyla bu alanda mücadele edebilecek nitelikte bir oyun.

Düşmanları vurduğumuzda aldığımız hissiyat başarılı animasyonlar sayesinde oldukça başarılı. Döneminin oyunlarından Dying Light bu konuda ön plana çıkan oyunlardan biri. Hatta vurduğunuz yere göre zombilerin vücut parçaları gerçekçi hasarlar alıyordu. Witcher 3’te de vurduğumuzu gerçekten hissediyorduk. GTA V’te bu hissiyat çok başarısız olmasa da yine de zayıf kalıyordu. MGS V TPP ise vuruş hissiyatı konusunda geride kalmıyor.

Kağıt üzerinde yapılan işler Assassins Creed III gibi oyunlarda olduğu gibi gereksiz kalmıyor fakat zorunlu da bırakılmamış. Bu konuda oyun başarılı.

Döneminin oyunları GTA V PC sürümü ve Witcher 3 muhteşem grafikler sunuyorken MGS V TPP de onlarla yarış edebilecek düzeyde kaliteli ve gerçekçi grafiklere sahip.

Grafikleri oldukça gerçekçi olmasına rağmen döneminde çıkan oyunları zar zor kaldıran sistemlerde bile en yüksek ayarlarda hiç kasmadan akıcı biçimde oynanabiliyor. Witcher 3 için aynı şeyi söyleyemeyiz. GTA V ise Rockstar Games’in PC’ye çıkardığı en başarılı optimizasyona sahip oyun olmasına rağmen bu konuda MGS V TPP’nin gerisinde kalmış.

Senaryo açısından birçok oyundan daha başarılı olmasına rağmen senaryo anlatımı birçok oyuna göre oldukça başarısız olmuş.

Oynayacaklara Tavsiyeler

Oyunlarda senaryo anlatımını çok önemseyen biriyseniz oyun sizi hayal kırıklığına uğratabilir. Ama oynanıştaki başarılar size senaryo aratmayabilir. Oyun oynanışıyla sizi içine çekmede oldukça başarılı. Operasyonda olduğunuzu hissedebiliyorsunuz.

Gizlilik oyunlarını seviyorsanız gizlilik açısından bu oyun sizi oldukça tatmin edecek, hatta nirvanaya bile ulaşabilirsiniz.

Bir yandan kağıt üstünde bir şeyleri yönetmekle pek uğraşmak istemeyebilirsiniz. Sağdan soldan ot vb toplamayı da hiç sevmiyor olabilirsiniz. Oyun sizi bunlara mecbur bırakmıyor ama yaptığınızda sizi güzel bir şekilde ödüllendiriyor.

Oyunda grafikler sizin için ön plandaysa doğru yerdesiniz. Sisteminiz biraz eski de olsa yüksek grafiklerle yüksek performans alabilirsiniz.

Oyunu Steam üzerinden satın alabilirsiniz.

 

Etiketler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı